Cep Telefonu ve Teknoloji Sitesi

teknocep.net

KAYNAK

 

 

oguz han, oguz han, oğuz kagan, oğuz kağan

KAYNAK

1- Özetli Cahit Köroğlu, Dadaloğlu, Kuloğlu, Özgür Yayınları
2- Okay Nezihi, Haşim Köroğlu ve Dadaloğlu, May yayınları, genel kültür kitabı
3- Türk Klasikleri – Köroğlu, Kuloğlu, Varlık Yayınları
4- Beyaz Hüseyin – Köroğlu, Karacaoğlan yayınları

 

FERMANIMIZ YAZILDI / DEYİŞ

 

 

oguz han, oguz han, oğuz kagan, oğuz kağan

FERMANIMIZ YAZILDI / DEYİŞ

İslâmbol’dan fermanımız yazıldı

Koy yiğitler kargımıza dizildi

Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu

Eğri kılıç kında paslanmalıdır

 

Geç gidelim Magini’nin (?) dağına

El vuralım koç yiğidin malına

Dini bütün arkadaşın yoluna

Serini sol meydana koymalıdır

 

Yiğit olan yiğit dönmez ölümden

Muhannetin payın alır elinden

Kır-At köpüğünden, insan kanından

Çizmeyile şalvar ıslanmalıdır

 

Senin gibi yiğit gelmez cihana

Bir dahi doğurmaz doğuran ana

Öyle kılıç vursam fena düşmana

Düşman kılıç ile uslanmalıdır

 

BASIN KILICI / DEYİŞ

 

 

 

oguz han, oguz han, oğuz kagan, oğuz kağan

BASIN KILICI / DEYİŞ

Ay yansın ağlar, güneş tutulsun

Parladı parladı çalın kılıncı

Oklar gıcırdasın ayyuka çıksın

Mevlânın aşkına basın kılıncı

 

Durmayın orada, kargı kucakta

Dolansın yiğitler köşe bucakta

Bir savaş edelim kelle kucakta

Şehitler aşkına çalın kılıncı

 

Koç yiğitler melemeli dev gibi

Düşman kanı devrilmeli dağ gibi

Dest vurup avını almış bey gibi

Haykırı haykırı çalın kılıncı

 

Koç yiğitler bu kış burda kışlasın

Yılan dilli eğri hançer işlesin

Kâfir düşman el’amana başlasın

Kaçanı gördermen, basın kılıncı

 

Koç yiğitler düğün, bayram eylesin

Küheylan kişnesin, aygır oynasın

Kazanlarda adam kanı kaynasın

Esir etmek yok ha, çalın kılıncı

 

KÖROĞLU HİKAYESİ

 

 

oguz han, oguz han, oğuz kagan, oğuz kağan

KÖROĞLU HİKAYESİ

BOLU BEYİ, at meraklısı bir beydir. Atçılıkta us­ta olan seyisi Yusuf’u, güzel ve cins at aramak üzere başka yerlere gönderir. Yusuf günlerce gezdikten sonra, obanın birinde istediği gibi bir tay bulur. Bu tayı doğuran kısrak, Fırat kıyısında otlarken, ırmaktan çıkan bir aygır kısrağa aşmış, tay ondan olmuştur. Irmak ve göllerin dibinde ya­şayan aygırlardan olan taylar çok makbuldür, iyi cins at olur.

Yusuf, tayı sahiplerinden satın alır. Yavrunun şim­dilik gösterişi yoktur. Hatta, çirkindir bile. Ama ileride mükemmel bir küheylan olacaktır. Yusuf bunu biliyor. Sevinerek geri döner. Bey, bu çirkin ve sevimsiz tayı gö­rünce çok kızar, kendisiyle alay edildiğini sanır. Yusuf’un gözlerine mil çektirir. Tayı da ona verir, yanından kovar. Kör Yusuf köyüne döner. Olanı biteni oğluna anlatır. Bolu Beyi’nden öç alacağını söyler.

Baba oğul, başlarlar tayı terbiye etmeye. Yıllar ge­çer Tay artık mükemmel bir küheylan olmuştur. Rüzgâr gibi koşmakta, ceylan gibi sıçramakta, türlü savaş oyunu bilmektedir. Bu arada Kör Yusuf’un oğlu Rıışen Ali de büyümüş, güçlü kuvvetli bir delikanlı olmuştur. O da her türlü şövalyelik oyunlarını öğrenmiş bir babayiğittir.

Bir gece Yusuf, düşünde Hızır’ı görür. Hızır ona ya­pacağı işi söyler. Hızır’ın önerisiyle baba oğul yola çıkar­lar. Bingöl dağlarından gelecek üç sihirli köpüğü Aras ırmağında beklerler. Bu üç sihirli köpükle Yusuf’un hem gözleri açılacak, hem intikam almak için gereken kuvvet ve gençliği elde edecektir.

Bunu bilen oğlu Ruşen Ali, köpükler gelince, ba­basına haber vermeden, kendisi içer. Yusuf, durumu öğ­renince üzülür, ama bir yandan da sevinir. Kendi yerine oğlu, öcünü alacak bir bahadır olacaktır. Bu sihirli köpük­lerden biri körün oğluna sonsuz yaşama gücü, biri yiğitlik, öteki de şairlik bağışlamıştır. Bir süre sonra Yusuf, oğlu­na öç almasını vasiyet ederek ölür.

Körün oğlu Ruşen Ali dağa çıkar. Gelen geçeni so­yar. Ünü yayılmaya başlar. Kendisi gibi kanun kaçakları yanında toplanmaya başlarlar. Artık adı Köroğlu olmuştur. Bolu şehrinin karşısında, Çamlıbel’de bir kale yaptırır. Küçük bir ordusu vardır. Çamlıbel’den geçen kervanlar­dan bac alır. Vermeyen kervanları soyar. Üzerine gönde­rilen orduları bozguna uğratır.

Bir gün, güzelliğini duyduğu Üsküdar Kasapbaşı’sının oğlu Ayvaz’ı kaçırır, Çamlıbel’e getirir, evlât edinir. Başka bir gün, Bolu Beyi’nin bacısı Döne Hanım’ı ka­çırır, evlenirler. Aradan yıllar geçer. Bolu’yu .basar, yakar, yıkar. Bolu Beyi’nden babasının öcünü alır. Bolu Beyi de Köroğlu’na kargı düzenler kurar. Bir defasında Köroğlu’nu, başka bir seferde de Ayvaz’ı yakalatır. Zindana atar. Ama, Köroğlu ve adamları her zaman hile ve cenkle kurtulurlar.

Köroğlu, ara sıra Gürcistan, Çin gibi uzak ülkelere de seferler açar. Yeni yeni serüvenlere atılır, büyük vur­gunlar yapar. Bu arada küçük, fakat heyecanlı birçok olay da geçer. Sonunda delikli demir (tüfek) ortaya çıkın­ca eski bahadırlık geleneği bozulur, dünyanın tadı kal­maz. Ve bir gün Köroğlu, beylerine dağılmalarını söyle­yerek Kırklara karışır, kaybolur. Daha önceden Kır-At da sır olmuştur. O Kır-At ki, nice yıllar, olağanüstü bir güçle Köroğlu’na hizmet etmiştir.

Başka bir söylentiye göre, bir Yahudi bezirganın getirdiği tüfekle oynayan beyler, birbirlerini öldürürler. Köroğlu, buna üzülerek kayıplara karışır. Yine bir başka söylentiye göre de, Köroğlu dağda rastladığı çobanda tü­feği görür. Sorar, ne olduğunu. Aldığı karşılığa inanmaz. Denemek için kendine çevirir, tetiğe dokunur. Ve yara­lanarak ölür. Sonra beyleri de dağılırlar.

Yaşlı bir çınar gibi devrilen Köroğlu’nun hikâyesi sona erer.

 

 

AŞIK EDEBİYATINDA YERİ

 

 

oguz han, köroğlu, oguz han, oğuz kagan, oğuz kağan

 

AŞIK EDEBİYATINDA YERİ

Saz şairleri de Köroğlunun etkisinde çokça kalmıştır. O’nu mesleğin “pir”i saymışlardır. Toplantılarda, aşık fasıllarında ilk önce bir Köroğlu türküsüyle başlarlar.

Köroğlu halk musikisinde bir bestenin de adıdır. Yiğitleme, koçaklama gibi kahramanlık türkülerini hep “Köroğlu ağzı”yla söylerler. Sazda ve sözde Köroğlunu örnek almışlardır. Aşiret ozanları da Köroğlu yolunda yürümüş Dadaloğlu onu örnek almıştır. Günümüz sanatçıları da çeşitli kollarda gittikçe artan bir ilgi duydular. Şiir, hikaye, roman, tiyatro… Onu konu edinen pek çok şiir yazıldı. Tiyatrosu oynandı (Kutsi Tacer). Hayatı romanlaştırıldı (Yaşar Kemal). Filmleri çevrildi. New York’ta Köroğlu hikayesinin basımı yapıldı.