KAMU MALLARI VE EĞİTİM HİZMETİNİN DEVLET TARAFINDAN SUNULMASI/ Kamu Malı Olarak Suçun Azaltılması

Kamu Malı Olarak Suçun Azaltılması
Suç ve eğitim arasındaki ilişki eskiden beri eğitimin devlet tarafından sağlanması konusunda önemli bir rol oynamıştır. Literatürde eğitim ve suç arasında iki ilişki belirtilmiştir. Modern ekonomistlerin değindikleri nokta; suç işlemenin fırsat maliyetinin, kişinin gelecekteki gelir akımına bağlı olmasıdır. Diğerleri, özellikle klasik ekonomistlere göre bazı görüşlerin (dini görüşlere ya da özel gayrimenkullere itibar) benimsetilmesinin suç maliyetini daha çok arttırabileceği ifade edilmektedir. Bu ancak suçluluk duygusunun benimsetilmesiyle sağlanabilir. Eğitim ve suç arasındaki çeşitli neden-sonuç ilişkisine rağmen, pek çok kişi tarafından benimsenen bir araştırma da: Eğitimin suç miktarını azalttığı ve bu sebeble de bir kamu malı olduğu kabul edilmektedir.
Bu iki görüşten iki sonuç çıkabilir. Bunlardan birincisi, özel eğitimin beşeri sermayeye yapılan yatırımı, devletin verdiği eğitimden daha fazla arttırdığı (daha düşük maliyetle) görüşüdür ki, teşviklerin kamu müdahalesinden üstünlüğünü göstermektedir. Dahası Lott (1987), diğer faktörler kontrol edildiğinde bile devlet okullarında okuyan öğrenci oranında ki artışın, ABD zaman serileri ve California’ da elde edilen veriler kullanılarak yapılan çalışmada, çocuk suç oranlarının yükselmesiyle ilişkili olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Devlet okullarının belirli görüşleri aşıladığını savunan ikinci görüş, Suç ve eğitim arasındaki ilişki için açık ve anlaşılır bir uygulama getirmektedir. Lott’ un (1987) gösterdiği gibi, teşvikler sadece devletin onayladığı okullara sağlansa, kupon yönteminde okulların birbirleri ile olan rekabeti politik ve ahlaki inançların azalmasına sebeb olacaktır. Ancak, bu hipotez çocuk suçlarının azaltılmasında devlet eğitiminin özel eğitimden daha etkili olacağını öne sürmektedir.