türkbaşlar

 

Pomak-Türkbaş Tabiri

 
Pomak tabiri, Kuman Türkleri’nin Osmanlı akıncı beylerine Balkanlar’daki fütuhatlarında yardımlarından ötürü Osmanlı öncesinde Balkanlarda yerleşmiş olan Türk kavimlerine atfettikleri bir sıfattır. Bu kelime Slavca “yardım eden” anlamına gelmektedir. Pomak tabiri bir milletin veya kavmin adı değildir.

Slavlar onlara “pomoç”, “pomaga”, yani yardımcı oldukları “Pomagaç”, “yadımcı” olarak nitelendirmişlerdir. Zamanla bu sözcük “Pomak” olarak telafüz edilmiştir.Avarlar’ın torunları olarak bilinen “Pomaklar” Makedonya’da farklı tasnif edilmektedir. Torbeş kelimesi Makedonya’da saf etnolojik anlamda Pomakları isimlendirmek için kullanılan bir kelimedir. Türkbaşlar olarak bilinen bu boy, Makedonlar tarafından “Müslüman Makedonlar” veya “Torbeşler” olduklari iddia edilmektedir. Bu tabir, Kumanların Balkanlar’a ilk gelişinden Osmanlı sonrasına kadar (hatta günümüze kadar)cebren saflarını dört-beş  kez değiştirmeğe zorlandıklarından  ötürü, “dört-beşler” olarak anılmışlardır. Bu iki kelime’den Torbeş [8] kelimesi türetilmiştir.Fakat bu tabirin Osmanlı arşivlerinde yer almayışı ve bunların aslen” Türkbaş” olarak nitelendirildikleri bilinmektedir.

Makedon idialarının tarihi gerçeklerle hiçbir ilgisi olmadığı çünkü belgeler tetkik edildiğinde Türkbaşların XI. Asırdan itibaren Pirin ve Vardar Makedonya’sıyla Rodoplara yerleşmiş olan Kuman Türklerinin torunları olduğu ortaya çıkmaktadır.

Balkanlarda, Müslüman azınlığın bazı lehçe ve şive farklılıklarını türeterek daha küçük guruplara bölmek amacıyla yıllarca sistemli bir politika takip edilmiş ve bunların arasındaki dil, din ve kültür bütünlüğünü zedelemeye amaç edilnilmişti.Bu meyanda dil faktörünü ileri sürerek Müslüman-Türkbaşları “Makedon Müslümanlar” olarak göstermekten geri kalınmamıştır.Fakat bu insan topluluğunun milliyetini tayin hususunda dilin kâfi bir delil olmadığı herkesçe malum bir hakikattir.[9] Bu halk topluluğunun kendi maşerî vicdanında vereceği hükmün kıymeti vardır.

Makedonya hariç bütün Balkan ülkelerinde Pomak olarak bilinen bu topluluk, kendilerini Makedonlara uzak oduklarını, kendilerini Türk hissetiklerini ve büyük tazyikler altında bile Slavlaşmaya(Makendonlaşmaya) yanaşmayarak, ölüm tehlikesine rağmen çoğu kez gizlice veya kitlevi göçlerle anavatan Türkiye’ye sığınmak suretiyle bunu kanıtlamışlardır.[10]

Makedon resmi rakamlarının iddialarına göre “Osmanlı Türk kolonizatörleri Pomak Türklerini zorla müslümanlaştırmışlardır”( !). Bilimsellikten çok uzak olan bu iddia söz konusu ülkenin belirlediği hedeflere ulaşabilmek için iç ve dış politikalarında sadece bir propadanda unsurudur. Osmanlı tarihini ve Osmanlı-Makedon ilişkilerini iyi bilen Hollanda’lı araştırmacı Dr. Michael Kiel’de aynı sonuca vardığı bilinmektedir. Ona göre savunulan bu tezler ve delil-olayların gerçek dışı birer hayal ürünü ve siyasi amaçlı olduğunu iddia etmektedir.[11]

Osmanlı arşif belgeleri Türklerin, Balkanardaki bütün azınllıklara ve milletlere din, dil, ve her çeşit hürriyeti sağladıklarını bilinmektedir. Öne sürülen iddialar gerçetke uygulansaydı, Balkanlardaki milletler ve azınlıklar benliklerini günümüze kadar muhafaza etmeyi başaramazlar ve ayrı birer millet olarak varlıklarını devam ettiremezlerdi. Gerçeklere şahitik eden tarih, Türkler,  Balkanlara İslâmiyet’i neşretmek için girmemişlerdir. Türklerin balkanlara ve Avrupa’ya akınları  siyasi bir harekettir.Müslüman olan Türkler girdikleri ve kaldıkları yerlerde yaşayan diğer milletleri ne cebren nede tedricen temsil etmeyi bile denememiştirler. Türkler bulundukları yerde “İslâmiyet’te cebrin olmayışı Türklerin siyasi eğilimlerine yön vermiştir. Slavların iddialarını çürüten diğer bir tez ise Osmanlı azınlık-millet sisteminin adilce uygulanmasıdır. Mesela, Makedonların ne kiliselerine, ne lisan ve nede milliyetlerine dokunmamıştır.Buna yalnız tarih değil, bugün cihanda Makedon milletinin mevcudiyeti şahittir. Hatta Yavuz Sultan Selim’in İstanbul’dan Tuna’ya kadar olan sahada yapmak istediği tehcir siyasetine İslamiyet namına zamanın Şeyhülislamı Zembilli Ali efendi mani olmuştur. Beş asır devam eden idarelerinde Türkler hiçbir vakit Slavların dolayısıyla Makedon’ların din ve milliyet ruhları üzerinde tazyik yapmamşlardır.[12]

Aslında Pomakların (Türkbaşların) cebren İslâma dahil edildikleri yanlış bir nazariye, çürük bir safsatadır. Eğer Türkler Balkanlarda iddia edildiği gibi tedricen siyaset takip etmiş olsalardı evella İstanbul’dan başlayarak Tuna’ya kadar yayılmış ve aslen Türk olan, Türkçe’den başka bir dil bilmeyen Gagavuzları Müslüman yapmak,[13] dili, dini ve kültürü ayrı olan Makedonları müslüman yapmaktan çok daha kolay olurdu. Makedonlar’ın “Müsliman Makedonlar” olduklarını iddia ettikleri Müslüman Türkbaşları öz be öz Türk’tür. Onlar Orta Asya’dan kuzey göç yolunu (Hazar denizi,Karadenizin kuzeyini)takp ederek Ukrayna ile Besarabya’ya giden, buradan da XI.asırda balkanlara inen Peçenek’lerin yardımı ile 1034’ten itibaren Rodoplar, Batı Trakya, Pirin ve Vardar Makedonya’sını hakimiyetleri altına alan Kıpçakların veya Batı’lıların Kuman olarak adlandırdıkları kabilelerin torunlarıdır.[14]

 

 

 

Bookmark and Share