osman, osmanlı, osmanlı devleti, osmanlı imparatorluğu, osmanlı tarihi, türk tarihi,osmangazi

Yavuz Sultan Selim (1512 – 1520)

Yavuz Sultan Selim, 10 Ekim 1470′de doÄŸdu. Babası Sultan İkinci Bayezid, annesi Gülbahar Hatun’dur. Gülbahar Hatun, Dulkadirogullari Beyligi’ndendir. Yavuz Sultan Selim, uzun boylu, geniÅŸ omuzlu, kalın kemikli, Omuzlarının arası geniÅŸ, yuvarlak baÅŸlı, kırmızı yüzlü, uzun bıyıklı ve yiÄŸit bir PadiÅŸahti. Sert tabiatli ve cesurdu. Iyi bir egitim gördü.
Babası Sultan Ikinci Bayezid, PadiÅŸah olduktan sonra, askeri sevk ve devlet idareciliÄŸini ögrenmesi için, Åžehzade Selim’i Trabzon Sancagı’na vali olarak tayin etti.

Åžehzade Selim, Trabzon’da devlet iÅŸlerinin yanında, ilimle uÄŸraşır ve büyük âlim Mevlâna Abdülhalim Efendi’nin derslerini takip ederdi. Trabzon’u çok güzel idare eden Åžehzade Selim’in bu arada komÅŸu devletlerle de ilgilendi.

Valiligi sırasında Trabzon halkını rahat bırakmayan Gürcüler üzerine üç sefer yaptı. En önemlisi olan Kütayis seferinde Kars, Erzurum, Artvin illeri ile birçok yeri fethederek Osmanlı topraklarına kattı (1508). Buralarda yaşayan Gürcülerin hepsi müslüman oldular.

Çok güzel ata biner, devrin en meşhur silahşörlerini alt edecek kadar iyi kılıç kullanırdı. Güreşmekte, ok atmada ve yay çekmede ustaydı. Savaştan hoşlanmakla beraber çok ince bir ruha da sahipti. Mütevazi bir kişiligi olan Yavuz Sultan Selim, her öğün yemekte tek çeşit yemek yerdi ve agaçtan tabaklar kullanırdı.

Gösterişten hoşlanmaz, devlet malını israf etmezdi. Babasından devraldığı tatminkâr hazineyi agzına kadar doldurdu. Hazinenin kapısını mühürledikten sonra, şöyle vasiyet etti:

“Benim altınla doldurduÄŸum hazineyi, torunlarımdan her kim doldurabilirse kendi mührü ile mühürlesin, aksi halde Hazine-i Hümayûn benim mührümle mühürlensin”.

Bu vasiyet tutuldu. O tarihten sonra gelen PadiÅŸahların hiçbiri hazineyi dolduramadığından, hazinenin kapısı daima Yavuz’un mührüyle mühürlendi.

Yavuz Sultan Selim, ataları hep sakal uzattıkları halde sakalını keserdi. Bunun sebebini soranlara “Sakalımı ele vermemek için kesiyorum” dedigi rivayet edilir. 22 Eylül 1520′de, “Aslan Pençesi” denilen bir çıban yüzünden henüz elli yaşında iken vefat etti.

Hayatının son dakikalarında Yasin-i Åžerif okuyordu. Kanûnî Sultan Süleyman, Fatih Camii’nde Babasının cenaze namazını kıldıktan sonra, onu Sultan Selim Camii avlusundaki türbeye defnettirdi. Tarihçiler, Yavuz Sultan Selim’i, sekiz yıla seksen yıllık iÅŸ sığdırmış büyük bir PadiÅŸah olarak deÄŸerlendirdiler.

Erkekçocukları: Kanuni Sultan Süleyman

Kızçocukları: Hatice Sultan, Fatma Sultan, Hafsa Sultan, Sah Sultan

 

 

Bookmark and Share